Çalışma hayatına başladıktan kısa bir süre sonra şirketlerin gururla veya zorunlulukla duvarlara astıkları “Vizyon” ve “Misyon” başlıklı yazıları gördüğümde bunu tuhaf karşılamıştım. Özel sektör deneyimi elde etmeye başladığım ilk zamanlarda da ISO9001 denetlemesi öncesi şirkette yöneticilerim maillerle bunları ezberlememiz yönünde telkinlerde bulunuyorlardı. Belki şirkette çalışmaya başlayışımın üzerinden bir yılı yeni geçmişti. O güne kadar kimse bana bundan bahsetmemişti…
Kariyerimin sonraki yıllarında yönetici olsamda asla şirketin gerçekten ne istediğini öğrenemedim. Burada kastettiğim aslında şirket ortaklarının ya da sahiplerinin kendince hedefleri ve şirketlerini yönetme tarzları vardı ama bunları “Vizyon” ve “Misyon” altında ne güncellemişler ne de var olanlar ışığında bir politikaları vardı.
Kariyerimin sonraki dönemlerinde bunun ne kadar kritik olduğunu idrak ettim. Başarılı şirketlerin ortak bir özelliği de üzerinde gerçekten çalışarak belirlenen bir yol haritası ile esasında yolun varacağı yerdi. Buna en güzel örnek Amazon şirketi gelir sanırım.
Yıl 1999. Jeff Bezos Late Night Show By Jay Leno’ya konuk oluyor. Jay Leno, Jeff Bezos ile alay ediyor. “Geçen yıl 12 milyon dolar zarar ettiniz ve her yıl bir öncekinden daha fazla zarar ediyorsunuz.” diyor ve soruyor “Neden?” Jeff Bezos ise şöyle cevaplıyor, “Amazon zarar etmesi ile ünlü ve bunu biliyoruz. Fakat biz geleceğe yatırım yapıyoruz.” 1994 yılında şirketi kurduğunda şirketin hedefi şuydu “Dünyanın en müşteri odaklı şirketi olmak”.
Bu videonun yayınlandığı tarihten, yazının kaleme alındığı dakikalara gelindiğinde şirketin değeri % 5474 değer kazandı! Bu tesadüf değildi elbette. Bir strateji belirlenmişti ve o doğrultuda yatırımlarına devam etmişlerdi. Amazon o yıllarda başlamıştı depolama çözümleri ve teknolojileri üzerinde çalışmaya.
Elbette başarısız da olabilirdi. Gerçekten inanılmış onca proje ve çalışma heba olmuşken hem de! Ama konu burada aslında başarı ya da başarısızlık da değil.
Kanlı savaşlar çağının ardından gelen Milenyum çağı ile birlikte insan odaklı toplumsal gelişimler ile artık çalışma hayatında merkeze insanın alındığı ve yakın gelecekte ise robotların onların yerini almasını beklediğimiz günlerde, çalışan memnuniyeti ve aidiyeti ile birlikte şirketlerin ortalama yaşam sürelerinin artırılması mümkün. Burada çalışanların çalıştıkları şirket ile birlikte büyümek ve iş tatmini elde etmesi işte tam da yukarıda bahsettiğim hedefler ve bu doğrultuda belirlenmiş yol haritası ile mümkündür. Dahası üretirken paydaşlarına, çalışanlarına ve hizmet sunduğu tüm müşterilerini kapsayacak şekilde politikalar geliştiren şirketler daha uzun ömürlü olacaklardır.
Evrensel temel gelir’in konuşulmaya başladığı şu günlerde; hedefleri, yol haritaları olan şirketler, çalışanlara yüksek maaş vadettikleri için değil onlarla birlikte büyüyüp gelişmeyi hissettirdikleri için tercih sebebi haline geliyorlar. Çalışan memnuniyeti, yetkin insanların şirketlerdeki varlıkları ve şirketlerinin gelişimlerine katkı sunması ve bence en önemlisi de yaşamdan geri kalmadan mutlu ve istekli olarak üretmeye devam etmesi… Kısacası mutlu çalışana sahip olmanın bir sırrı da bu bana kalırsa.
Sağlıkla kalın…
